Sunday, July 09, 2006

İNANIN DEĞİŞMEK, BANA DA ZOR GELİYOR AMA NE GELİR ELDEN? (7)

Olmak istediğim insan değilim. Bu gerçekten büyük bir sorun mu? Bir çok insan, olmak istediği insan değil. Bunu dert de etmiyorlar. Suçu başkalarına atıyorlar. Hükümet, Karayolları, komşu ya da diğer sosyal şartları suçlayıp rahatlamak mümkün. Fakat bu tavrın hedeflerim konusunda yararı nedir? Haklı da olsam, başkalarını suçlamanın beni istediğim yerlere getirmeyeceğini biliyorum. Ticarî bir ifade kullanırsak, “kasada fark ettirmeyen” bir tavır bu. Benim kararlarımla hayatları daha iyi olabilecek insanlara ne diyeceğim: “Ben elimden geleni yapacaktım ama ortam müsait değildi” mi diyeceğim? Böyle bir ifadenin arkasına sığınmak istemiyorum.

İnsanlar değişmek istemiyor. Sonuçlarına katlandıkları sürece, bana söyleyecek ne kalır? Dilerim daha iyiye doğru değişmenin sadece onlar için değil herkes için iyi bir şey olduğunu farkına varırlar. Ama değişmek istemeyen fakat her sohbette hedeflerini sıralayan insanlara ne demeli? Onlar ne kadar değişmek istemeseler de istedikleri, arzu ettikleri şeyler, onların değişmelerini gerektiriyor ve genellikle de bunu farkında değiller.

Günlük beslenme sistemini değiştirmeden-spor yapmadan kilo vermek isteyen o kadar çok insan var ki! Bir o kadar da zaman ayırmadan yabancı dil öğrenmek isteyen insan var. Çağımızda her konuda yeni ve verimli yöntemler bulunmakta. Ama ille de zaman ayırmanız gerekiyor. Bir tanıdığım, İngilizce öğrenmek istediğini söyler ve biraz da çalışırdı. Ama yaklaşık 20 ülkeye turizm ya da iş amaçlı gezi yapmasına rağmen ne Amerika’ya ne de İngiltere’ye gitmemiş, gezi programında küçük bir değişiklik yapmamıştı. Bu durumda İngilizce öğrenmek konusunda ciddi olmadığını düşünüyorsam, haksızlık mı yapıyorum?

Aslına bakarsanız, hedeflerimizin çoğuna ulaşmak için kişiliğimizi bütünüyle değiştirmemiz de gerekmiyor. Bazı alışkanlıklarımızı değiştirmemiz yetiyor. Günlük hayatımızda bazı ufak tefek şeyleri değiştirmek, kendimize daha fazla zaman ayırmak, genellikle çok verimli oluyor. Ama bu küçük alışkanlıklar, kişiliğimize derin kökler salmışsa o başka bir durum ortaya çıkarır. Sözgelimi, arabanızda ya da mutfağınızda öğrenmek istediğiniz yabancı dilde ya da ilgilendiğiniz konuda sesli yayınlar dinlemek, büyük bir fark meydana getirir.

Hedefiniz ne olursa olsun, günlük hayatınızda bazı şeyleri yeniden değerlendirip, yeni ayarlamalar yapmanız gerekir. Hedefleriniz büyükse, kişilik olarak da değişmeniz gerekebilir. Ama her durumda büyük ya da küçük değişimler söz konusudur.

Kısaca değişime karşı siz ne kadar isteksiz olsanız da, hedefleriniz bunu gerektirebilir. Öyleyse ya bir şeyleri değiştirmeye karar vermemiz ya da olup hedeflerimizi unutmamız gerekiyor. Ama arada kalıp “mızıldanmayı” tercih eden insan sayısı oldukça fazla. Siz yola çıktığınızda, insanların ve çevre şartlarının ilginç bir şekilde size yardım edeceğine inanıyorum, bunu sık sık görüyor ve yaşıyorum. Ama önce sizin yola çıktığınızı, değişmeye karar verdiğinizi ortaya koymanın, kararlı olmanız gerekiyor.

Yoksa ben neden değişmek için bunca uğraşayım? Televizyon seyretmek, okumaktan, onca kaseti dinlemekten ya da saatlerce yazmaktan daha kolay değil mi dostlar?

Siz deyin bana!
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

No comments:

Post a Comment