Thursday, October 12, 2006

“BUNU SİZDEN BAŞKA SÖYLEYEN OLMADI” (24)


“Bunu ilk defa sizden duyuyoruz” cümlesini sık sık işittiğimi söyleyebilirim. Sadece ülkemde değil yurt dışında da bana bunu söylediler. Benim her şeye karışan, her yerde ileri-geri konuşan biri olduğumu düşünmeyin. Kesinlikle öyle değil. Daha önceki yazılarımda da konuşmaktan çok dinlemeyi ve yazmayı tercih ettiğimi belirtmiştim. Öğretmenlikten gelen bir alışkanlıktır. Yaptığım uyarılar her zaman gördüğüm hatalardan azdır. Bir öğrenci kompozisyon yazıp getirdiğinde kâğıtta gördüğüm yanlışların sadece yarısını düzeltirim. Bir sınav için çok sıkı ve acil bir hazırlık gerekmiyorsa genel tavrım budur. Aksi hâlde öğrenciler umutsuzluğa düşerler. Aynı şekilde günlük hayatımda da uyarılarımı dikkatlice dile getiririm. Çünkü amacım bilgiçlik yapmak değil, bir şeylerin daha iyiye doğru değişmesine katkıda bulunabilmektir.

Bir gün bir kurumun lavabosuna gitmiştim. Kapı kollarının kapının kenarına sıfırlanmasından dolayı kapıyı çekerken parmaklarım sıkışmıştı. Görevliye durumu anlattım. “Bu şikâyet ilk defa sizden geldi” dedi. “Pekiyi gelin bakın kapı kollarına, haksız mıyım söyleyin” dediğimde görevli gelip kapı kollarını inceledi ve “haklısınız kollar kapının kenarına sıfırlanmış, insanların parmakları sıkışır” dedi. Fakat bir yıl sonra aynı yere gittiğimde hiçbir şeyin değişmediğini gördüm. Başka bir görevli vardı ve durumu ona anlattım. Ama konu başka yerlere kaydı. Kurum düşmanı olmakla itham edilmek üzereyken oradan ayrıldım.

Yine yurt dışında merkezdeki camiye gidip bir Müslüman lokantası sordum. Bana bir adres verdiler. Fakat gittiğim lokanta hiç hoş değildi. Bir yabancının oraya gönderilmesi hiç de uygun değildi. Camiye geri, döndüm ve nazikçe durumu anlattım. Adamcağız birden sinirlendi. Kartların oraya bırakıldığını ve o lokantaları tanımadığını söyledi. Ben de “ben tâ İstanbul’dan geliyorum. Misafirinizim. Bir kere bile gitmediğiniz ve yemek yemediğiniz bir lokantayı bana nasıl tavsiye ediyorsunuz?“ diye sorunca olay iyice koptu. “Senden başka bunu söyleyen olmadı” sözünü yine duydum. Oradan da kaçtım. Yoksa uluslar arası bir sorun çıkacaktı!

“Bunu ilk kez sizden duyuyoruz. Daha önce kimse söylemedi” ifadesini sadece sitem olarak duymuyorum. Bazı konularda bana danışan insanlardan da bunu duyuyorum. Bir gün radyoculuk konusunda bana danışan bir bayana “kendisine olan güveninin yüksek olduğunu, hayata karşı tavrının dikkat çekici derecede olumlu olduğunu” söylediğimde şaşırmıştı. Güzelliğinden veya buna benzer özelliklerinden söz edildiğini ama ilk kez birisinin onun hayata karşı tavrını övdüğün söylemişti. Bir insanın güzel veya yakışıklı olduğunu farkına varmak ve dile getirmek herkes için mümkündür, ama tavrının güzelliğini farkına varmak o kadar basit olmasa gerek! Böyle düşünüp havaya girdiğimi hatırlıyorum!

Neden böyle oluyor! Çünkü insanlar düşüncelerini sıklıkla dile getirmiyorlar. Düşüncelerini dile getirenler de çok basmakalıp şeyler söylüyorlar. Veya insanlar, sözgelimi parmakları kapıya sıkıştığında bunu sadece kendi sakarlıkları sanıyorlar ve komik duruma düşmemek için bu durumu dile getirmiyorlar. Bir keresinde dolmuştaydım ve şoför alenen ters yola girdi. Kestirme bir yola ulaşıp zaman kazanmayı planlıyordu. Yolculardan biri itiraz edince şoförün cevabı “senden başka itiraz eden yok” ifadesi oldu. Bunu duyduktan sonra “koptuğumu” ve şoförle sözel olarak kapıştığımı söylememe gerek yok. Birisi gece yarısı “yangın var, eviniz yanıyor!” diye bağırsa ne diyecekti? “Senden başka bağıran yok! Yat aşağı!” mı diyecekti.

“Bunu ilk defa sizden duyurum” ifadesini sık sık işitme sebeplerimden biri de eğitimci olarak herkesin fark etmediği bazı şeyleri farkına varıp-dile getirmemdir. Bir delikanlıya “çok yakışıklısın! Allah anne-babana bağışlasın!” demek elbette güzel bir şey. Ama onun çok zarif veya kibar bir delikanlı olduğunu söylediğinizde bu daha dikkat çekici oluyor. Çünkü bunu farkına varan veya farkına varıp da söylemeye değer gören insanların sayısı çok fazla değil. Bir insanın ikram etmeyi çok sevdiğini farkına varıp-övmek veya onun çocuklara olan sevgisini farkına varıp dile getirmek de çok yaygın bir tavır değil. Bir dostumuzun şık olduğunu farkına varırız ve söyleriz ama onun çocuklarına sık sık sarılma alışkanlığını övmek aklımıza gelmez. Hâlbuki bunlar da önemlidir. Ben böyle şeyleri bulup-söylemeye çalışırım.

Beni yalnız bırakmayın. Gördüğünüz yanlışları kimseleri suçlamadan, nezaketle dile getirin. Benim gibi insanlar yalnız kalmasınlar. Güzel övgüler bulup dile getirme bahsinde yalnız kalmak çok yıpratıcı değil! Düşünün yani: İnsanlarda herkeslerin göremediği şeyleri görüp dile getiren biri olarak ün yapıyorsunuz. Ama bunun da yaygınlaşmasını isterim. Bu toplumsal bir yüceltme hareketi olsun. İnsanların gizli kalmış özelliklerini bulup övelim. Ne olur ki? Şımarırlar mı? Şımarırlarsa çekeriz kulaklarını!
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

No comments:

Post a Comment