Thursday, October 12, 2006

KALİTEYİ UCUZA SUNMAK VEYA UCUZA ALMAK MÜMKÜN (MÜDÜR?) (23)


Geçenlerde bir filmde ilginç bir söze rastladım. Dizi karakterlerinden biri “kaliteyi ucuza sunacağız efendim” gibi bir laf etti. Bu söz üzerine dizilerin yanıltıcılığı geldi aklıma. Aslında sinema, filmler veya diğer sanat eserleri onları yazanların gerçekliğini yansıtır. Sanat eserlerinden beklediğim kendi gerçekliğim değildir. Onlardan başka beklentilerim var ve ona göre davranırım. Bir sinema filmi seyrederken belgesel seyrediyor gibi davranamazsınız, çünkü film o belgesel değildir. Kaldı ki yanıltıcı olma veya yapımcının gerçekliğini yansıtma ihtimali belgeseller için de geçerlidir.

Fakat dizilerin bu denli yanıltıcı olmaları da affedilir değil. Sundukları ve insanları yanıltan aşk tanımları veya kalitenin ucuza alınabileceği ve bunlara benzer safça şeyler, insanları bir rüyaya doğru sürüklüyor. Kalitenin hesaplı ve mantıklı bir bedelle verilebileceğine inanırım. Fakat kaliteli şeyler ucuza alınmaz. Bunu artık anlamanın zamanı geldi.

Sözgelimi kaliteli bir ilişki için belki para saçmanız gerekmiyor, ama bedel ödemeniz gerekiyor. Kaliteli bir ilişki zaman, emek ve fedakârlık ister ucuza olmaz. Belki taraflardan sadece birisi gereken bedeli öder ama bu bedel asla düşük değildir. Bana kaliteli bir şeyi ucuza veren birisi hakkında şunları düşünürüm: Bu kişi beni seviyor olabilir ve bana iyilik yapmak istiyordur. Veya sahip olduğu şeyin kıymetini bilmiyordur veya zor durumdadır ya da benden ilerde isteyebileceği şeyler için jest yapıyordur. Kaliteli bir şeyi maliyetine de alsanız hâlâ ucuz değildir. Hesaplı-makul bir bedel istendiği söylenebilir. Ama ona ucuz denmez. Çok kaliteli ve eşsiz bir elması maliyetine satın alabilecek kişi sayısı kaçtır?

Bir gün bir tanıdığım çok ucuz olduğu için Romen pazarından diş macunu aldığını söyledi. Dostum hatırı sayılır kurumlardan birinde çalışıyordu ve geliri de fena sayılmazdı. Bu diş macunu denen şeyin nerden geldiği, hangi malzemelerden yapıldığı belli değildi. Hatta ambalajın üzerinde yazan ifadeler bile yabancıydı. Satan kişi de güvenilir değildi. Bir sorun çıktığında şikâyet edecek bir merci yoktu. Ben bunu duyunca çok şaşırmıştım. Ağız ve diş temizliği yaptığınız bir şeyin nerden geldiği belli değil, düşünsenize!

Bu “ucuzcu” ve “indirimci” mantığı beni rahatsız ediyor. Bu mantık ticaretten duygusal hayata doğru kayıyor. Elbette bir şeye gereğinden fazla zaman, para veya emek harcamayı kimse istemez. Bir şeye gereğinden fazla bir bedel ödeyerek kaliteyi satın aldığımı veya kaliteyi edindiğimi düşünmem. Bu saflık olur derim. Ama en makul fiyatı da verseniz kaliteyi ucuza alamazsınız.

Bendenizin hayatı da kalite dolup taşmıyor. Ama kaliteli şeyleri ucuza edinebileceğimi düşünmedim. Ucuz şey kaliteli olamaz. Su gibi, hava gibi Tanrı ihsanı olan, insana bedava lütfedilen şeyler veya hayatımızın bir yerinde bize lütfedilen değerler elbette konu harici. (Onların sürekli gelmesi de Tanrıya yeterince şükretmenizi gerektiriyor) Ama kalite ucuz değildir.

Bilinçli bir tüketici olarak makul fiyatları aramalı ve hiçbir şeye gereğinden fazla ödememeli derim. Fakat fiyatı düşük şeylerin maliyetlerinin yüksek olabileceğini unutmamalı. Bir mağaza bana yaptığı indirimlerle beni uyuşturuyor ve hayatım için kaynak araştırma çabamı örseliyorsa, bu çok büyük bir maliyet demektir. Hayatım boyunca indirim peşinde koşup, akşamları kendimi geliştirmeyi ve daha kaliteli biri olmayı geciktiriyorsam bu tavrın bana getireceği maliyet çok yüksek olacaktır.

Bu ucuzculuk ilişkilere de yansıyor. Ucuz ilişkiler arıyor bazı insanlar. Tarafların emek sarf etmediği, sorumluluk almadığı dostluklar. Sözde arkadaşlıklar, sözde İlişkiler… Maliyeti düşük, insanı televizyon karşısındaki buluşturan, ortak bir sancısı olmayan birliktelikler…

Elbette bir şeye bedelinden fazla ödemek beni rahatsız eder. Ama kaliteli şeylerin, kaliteli ilişkilerin, kaliteli bir dünyanın ucuza alınabileceğine hiç inanmadım. Gereksiz indirimlerle bana gelen şeylerin bedelini fazlasıyla ödeyeceğimi farkındayım.

İndirimci değilim. Bazen kaliteli bir şeyin bedelini ödeyip almam da mümkün olmayabiliyor. Ama onun bana ucuz bir fiyata verilmesini de talep etmem. Ona sadece sahip olabilecek seviye için değil, onu elimde tutabilecek seviyeye gelmek için de çabalarım. Yoksa bana da ucuzcu derler.
-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

No comments:

Post a Comment