Wednesday, January 30, 2008

MADEM Kİ ZEKÎ BİR İNSANIM, O HÂLDE KİTAP OKUMAMA GEREK YOK! (MU?) (29)


Bir eğitimci, yazar ve iletişimci olarak, son zamanlarda dikkatimi çeken şeylerden birisi, zekî insanların kitap okumalarına gerek olmadığı şeklindeki düşünce tarzıdır. Bu düşünce tarzına göre zekî kişilerin, kitaplar aracılığıyla, daha doğrusu başkalarının deneyimlerinden gelen bilgilere ve sonrasındaki vukufiyete ihtiyaçları yoktur. Çünkü zeki insanlar, herşeyi kendi başlarına düşünüp-bulabilirler.

Gelelim benim düşünceme: Bir konuda bilgiye ihtiyaç duymadan, ortaya yeni şeyler koyabilen kişiler elbette var. Ama onlara da “zeki” değil “dahî” denir ki, onlar ayrı bir konudur ve onlar bile bilgiden bütün bütün bağımsız hareket edemezler. Ben bu yazımda daha çok, zekâyla bilgi ve dolayısıyla okumak arasındaki ilişkiyi ele alacağım.

Zekâ sahibi olmakla, bilgiye ve hele görgüye ihtiyaç kalmıyorsa, şu soruma cevap rica ediyorum: 199,37 IQ puanıyla dünyanın en zeki insanı olarak tanınan ve Rusya’da yaşayan Prof. Dr. Naida Camukova (üstte) neden her gün bir kitap okumayı hedeflediğini söylüyor?

Bu bayanın her gün bir kitap okumayı hedeflemiş olmasını şöyle açıklıyorum: Zekâ, renkler gibi “arizî” bir şeydir. Yani renkler tek başlarına var olamazlar, başka bir cismin ve bir ortamın içinde var olurlar. Bir rengi gördüğünüzde, o havada asılı bir durumda değildir, bir cismin üzerindedir. Gök kuşağının renkleri bile havada aslı değildirler. Kendilerini su damlacıklarının üzerinde gösterirler.

Bir insanın da zekî olduğunu, aldığı bilgileri en iyi şekilde değerlendirmesinden anlarız. Zekî bir insan, başka bir kişinin çok bilgiyle yapamadığını, daha az bilgiyle gerçekleştirebilir. Ama onun da inşa için yapı taşlarına, yani bilgiye mutlak anlamda ihtiyacı vardır. Renkler kendilerini cisimler üzerinde, zekâ da kendisini bilginin işlenmesinde gösterir.

Ayrıca insan, her şeyi kendisi deneyimleyemez. Bir şeyi öğrenmek için, mutlaka bizzat yaşamayı beklerseniz, çok zaman harcamanız, bir sürü madî-manevî zarara girmeniz gerekebilir. Hem de geç kalmış olma tehlikesiyle karşılaşabilirsiniz. Sözgelimi sigaranın kötü bir şey olduğunu deneyimlemek için, yıllarca bizzat sigara içip akciğer kanseri olmamıza gerek yoktur. Bunu başkalarının hayatlarından görüp-öğrenebilirsiniz.

Yok eğer kitap okumanın gereksizliğini, “bilgiye karşı değilim, ama illâ kitap okumam gerektiğini düşünmüyorum, çünkü başka bilgi kaynakları da var” şeklinde açıklıyorsanız, o zaman kitap dışındaki diğer kaynakları ele almak gerekir.

Medya araçları bilinçle seçilirse, elbette birer bilgi kaynağı olabilirler. Ne aradığınızı biliyorsanız, her araç ve her mesaj işinize yarayabilir. Özellikle sesli kaynakları dinlemenin veya sözel anlamda bilge kişilerden yararlanmanın yararını inkâr edemem. Sesli kitaplar, seminerler, vaazlar veya diğer sesli araçların dikkatle seçildikleri zaman çok yararlı olduklarını düşünüyorum. Fakat okumanın yeri her zaman başkadır ve diğer araçları kullanan kişiler zaten kitap okumaya da sıcak bakarlar. Okuyamıyorlarsa, bundan mahcubiyet duyarlar. Ayrıca bir araç olarak kitaba odaklanmak daha kolaydır. Aynı derecede odaklı kalabilmek, özellikle internette çok zordur.

Bir yandan da kitap okumanın tek sebebi bilgi edinmek değildir. Kitap okumak çok güzel bir dinlenme ve eğlenme yoludur da.

Türkiye’de önemli sayıda insan, kitaplar okumadıkları gibi, diğer kaynaklardan da ciddî olarak beslenmemektedirler. Çünkü hayatı kendileri yorumlamak veya başkalarının etkisinde kalmamak istiyorlar. Halbuki, tabiatta boşluğa yer yoktur. Bilinçli olarak beslenmiyorsanız, bilinçsiz olarak televizyon, internet vs gibi araçlardan beslenirsiniz. Bu bilinçsiz beslenmeyse, bilgi getirir, ama vukufiyet, yani uzmanlık getirmez. Oysa ihtiyacımız olan daha çok vukufiyet, yani bir konuda uzman olmaktır.

Ben okumayı bu kadar sevdiğime göre, pek zekî bir insan sayılmam! Ama bu sorun değil, çünkü ben kuru zekânın peşinde değilim. Zekâ da, para gibidir. Bunları kullanmayı bilmiyorsanız, ne toplam kaliteye ne de kişisel tatmine hizmet etmezler.

Çok zeki sayılmasam da, kitap okuyup ve sesli yayınlar dinleyip, insanlığın birikiminden yararlanmakla, azcık olan zekâmı basirete ve akla dönüştürüyorum!

Ne mutlu bana!


Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız:
Prof. Dr. Naida Camukova Hakkında
”Bir çok Kitap Okudum da, Hayatım değişti!
Hayatı Sadece Yaşayarak Yorumlamak Mümkün mü?
Okumuyorum, o Hâlde...
Kitaplardan Neler Bekliyoruz?


-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------

No comments:

Post a Comment